Şimdi merhabalar bir sevdayı yol kenarında bıçaklar gibi ve sanki kazığa geçirilmiş sarılışlar. Gerçekten de, bir şey eksikse her şey eksik, demek ve benim için bu yarımlıklar hiç iyileşmeyecek.

Şimdi, giderayak, uykularımı avlamanın ne anlamı vardı ve tavanıma yüzünü çizmenin? Hele ki yatağım bu kadar rahatsız ve duvarlarım bu kadar yüksekken… Sesinin ulaşmadığı ve gözlerinin görmediği bir yerler sızlıyor içimde. Artık parmak uçların bile yetmez. Sen beni kırmadın, köprücük kemiklerimi dağıttın.

Sana yazı yazmayacağım artık. Yazılacak bir şey bırakmadın bende. Bir erkek giderken apansız olur her şey, geride kendisinden bir şey bırakmaz; ama bir kadın giderken seni alıp kendini bırakır. Sen de öyle gittin. Şimdi ben nereye dönsem sen, sen nereye dönsen özgürlük… Beni artık sevmiyorsun nasıl olsa. Beni… Artık.. Se-. İnsanların bir türlü soramayacakları ama baktıklarında merak etmeden duramayacakları bir yara oldun yüzümde ve canımın acısı dilime gelmiyor.

(Source: cigdemaygun)

Kendine yakıştıramadığın bir şeyi bana da yakıştırma sevgilim, yoksa bir gün ben de sana yakışmam.

Çekinme gir. Biliyorum kolay değil, üstümüzde olmazların yükü var. Oradaki portmantoya gidişlerini de as, ıslanmıştır. Valizini de kapıya bırak, çıkarken alırsın; belli ki yıpranmış, içindekiler etrafa saçılıp ayaklarına batmasın. Yoksa gülerken ağlamaya başlarsın, ben sana daha derin kapılırım. İyisi mi kahveyi ılık içelim, canımız yanmasın.